Turkiyem Farki Sec

    Paylaş
    avatar
    bilpor
    Admin
    Admin

    Erkek
    Mesaj Sayısı : 196
    Kayıt tarihi : 28/09/07

    Turkiyem Farki Sec

    Mesaj tarafından bilpor Bir Perş. Mart 19, 2009 1:47 am


    Memleketi Ordu ve Ünye’ye giden Saadet Lideri Prof. Dr. Numan Kurtulmuş büyük coşku ve heyecanla karşılandı.
    Saadet Partisi ‘Türkiye’m farkı seç” mitinglerine devam ediyor. Memleketi Ordu ve Ünye’ye giden Saadet Lideri Prof. Dr. Numan Kurtulmuş büyük coşku ve heyecanla karşılandı. Başbakan Kurtulmuş sloganları arasında şehre giren Kurtulmuş, konvoyla şehir turu attıktan sonra partisi tarafından düzenlenen mitinglerde halka seslendi.

    Saadet Partisi Lideri Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Barack Obama'nın Türkiye'ye geleceğini hatırlatarak, "Obama Türkiye'den iki şey isteyecek; biri Türk askerinin Afganistan'da korumalık görevi yapması ve Irak'taki Amerikan askerlerinin Türkiye üzerinden çekilmesi. Buradan dostça, kardeşçe uyarıyorum. Başbakan Erdoğan bu iki talebe onay vermemelidir, yoksa tarihi vebalini kaldıramaz" dedi.

    Kurtulmuş, “İhtiyacımız olan özgürlükleri ne AB sağlar ne de ABD. Bizim kalkınmamızı ne IMF sağlar ne de Dünya Bankası. Yoksulluğumuzu ne Dubai Modeli giderir ne de Havai Modeli. Açlarımızı el doğurmaz, açıklarımızı da biri gelip giydirecek değil. Biz ancak biz olursak, biz millet olarak gücümüzü ancak kendimizden, kendi değerlerimizden, inancımızdan, örfümüzden alırsak başarırız bunu. Kurtarıcı beklemek beyhude, sen kendini kurtaracaksın ey halkım” ifadelerini kullandı.

    Saadet Partisi Lideri Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Barack Obama'nın Türkiye'ye geleceğini hatırlatarak, "Obama Türkiye'den iki şey isteyecek; biri Türk askerinin Afganistan'da korumalık görevi yapması ve Irak'taki Amerikan askerlerinin Türkiye üzerinden çekilmesi. Buradan dostça, kardeşçe uyarıyorum. Başbakan Erdoğan bu iki talebe onay vermemelidir, yoksa tarihi vebalini kaldıramaz" dedi.
    "Buradan dostça kardeşçe Başbakan Erdoğan'a uyarıyorum" diyen Kurtulmuş, "Eğer Obama bize bu teklifler ile gelirse milletimiz adına bu teklifleri reddedin. Yoksa bunun tarihi vebalini asla taşıyamazsınız. Bu iki talep de 1 Mart tezkeresi ile kabul edilmemişti. Şimdi bu tezkerede tanımayan hakkı kullanmak istiyorlar." ifadelerini kullandı.

    Bu vebali kaldıramazsınız
    Kurtulmuş, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Barack Obama'nın Türkiye'ye geleceğini hatırlatarak, "Obama Türkiye'den iki şey isteyecek; biri Türk askerinin Afganistan'da korumalık görevi yapması ve Irak'taki Amerikan askerlerinin Türkiye üzerinden çekilmesi. Buradan dostça, kardeşçe uyarıyorum. Başbakan Erdoğan bu iki talebe onay vermemelidir, yoksa tarihi vebalini kaldıramaz" dedi.
    Yağan yağmura rağmen meydanı hınca hınç dolduran coşkulu kalabalığa hitap eden Kurtulmuş, Amerika'nın bölgeyi dünyayı yeniden şekillendirmeye çalıştığını belirterek, "Türkiye'ye ye bu projenin içinde rol vermek istiyorlar. Geçtiğimiz dönemde Amerika ve müttefikleri Irak'ı işgal ederken bu milletin 1 Mart teskeresi ile vermediği yetki ne yazık ki onlara kullandırılmıştır." şeklinde konuştu.

    131 bin sorti nereye yapıldı?
    Başbakan’ın Davos’taki çıkşını alkışladıklarını kaydeden Kurtulmuş, “Ancak biz ‘one minute’ değil, ‘durun bir dakika’ deriz” dedi. Kurtulmuş, “Kime ‘durun Bir dakika’ deriz. Türkiye’nin üslerini kullanarak Ortadoğu’ya 131 Bin sorti yapan ABD’nin ve NATO’nun uçaklarına ‘durun bir dakika’ deriz. Türkiye’nin halkını yoksullaştıran, işsizleştiren IMF’nin memurlarına ‘Durun bir dakika! Çıkın şu kapıdan dışarı’ deriz. Biz kime ‘durun bir dakika’ deriz. Türkiye’yi yıllardır AB’nin terbiye salonlarında eline ev ödevleri verip, yap şu ev ödevlerini diyen AB komiserlerine “durun bir dakika’ deriz. Bunları yapmazsak da yemin ediyorum ki bir saniye bile siyasetin içinde durmayız” ifadelerini kullandı.

    Kurtulmuş, başbakan’ı uyardı
    Seçimden hemen sonra Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Obama'nın Türkiye'ye geleceğine işaret eden Kurtulmuş, şunları söyledi: "İhtimal ki Türkiye'den iki şey isteyecek. Biri Türk askerinin koruma olarak Afganistan'a gitmesi. Bunların Afganistan'da 33 binin üzerinde askerleri var, ama sokağa çıkamıyor. Irak'tan çekecekleri askerin bir kısmını oraya gönderecekler. Ama Türk askerinin orada kendilerine korumalık yapmasını istiyorlar. Diğeri ise Irak'ta 140 binin üzerinde askerleri var, bunları da Türkiye üzerinden çekmek istiyorlar. Bu askerler Irak'ta 1,5 milyon kişi öldürdü. Bunlar tezkereye karşı bir durum." "Buradan dostça kardeşçe Başbakan Erdoğan'a uyarıyorum" diyen Kurtulmuş, "Eğer Obama bize bu teklifler ile gelirse milletimiz adına bu teklifleri reddedin. Yoksa bunun tarihi vebalini asla taşıyamazsınız. Bu iki talep de 1 Mart tezkeresi ile kabul edilmemişti. Şimdi bu tezkerede tanımayan hakkı kullanmak istiyorlar." ifadelerini kullandı.
    Kurtarıcı beklemek beyhude
    Kurtulmuş, “Kurtarıcı beklemek beyhude, sen kendini kurtaracaksın ey halkım. İhtiyacımız olan özgürlükleri ne AB sağlar ne de ABD. Bizim kalkınmamızı ne IMF sağlar ne de Dünya Bankası. Yoksulluğumuzu ne Dubai Modeli giderir ne de Havai Modeli. Açlarımızı el doğurmaz, açıklarımızı da biri gelip giydirecek değil. Biz ancak biz olursak, biz millet olarak gücümüzü ancak kendimizden, kendi değerlerimizden, inancımızdan, örfümüzden alırsak başarırız bunu” şeklinde konuştu.

    Çatışma siyaseti eskidi
    Çatışma ve gerilim siyasetinden yana olmadıklarını kaydeden Kurtulmuş, “Biz filan gelmesin diye değil, doğrusu gelsin diye oy kullanırız. Yani hizmet edecek başa gelsin, dürüst olan gelsin, sözüne sadık olan gelsin diye oy kullanırız. Ancak Başbakan istiyor ki bütün sol oylar CHP’de toplansın. Ancak Sayın Baykal istiyor ki bütün sağ oylar AKP’de toplansın. Çünkü al gülüm ver gülüm kayıkçı kavgasıyla işi kotarmaya alılmışlar. Artık AKP ve CHP öcü oyununu bir kenara bırakmalı. Memlekete hayrı olmayan laf dalaşına bir son verelim. Kapanan fabrikaları, işsizliği konuşalım. Açları, yaşama ümidi kalmayanları konuşalım. Gülümsemeyi unutanları konuşalım. Çözülmekte olan aileyi, dağılmakta olan mahalleyi, yozlaşmakta olan ilişkileri, kentine yetemeyen şehirleri konuşalım” ifadelerini kullandı.

    Ver oyunu, boz oyunu
    Her seçimin bir oyunun seçimi olduğunun altını çizen Kurtulmuş, Erdoğan ve Baykal'ın kavgasına eleştirip Ordululara, "Ver oyunu boz oyunu" diye konuştu. Erdoğan ve Baykal'ın seçim meydanlarında halkın temel sorunlarına karşı bir söylemlerinin bulunmadığının altını çizen Kurtulmuş, "Ne desinler? Erdoğan, fabrikalar birer bir er kapanıyor mu diyecek. İşsizlik almış başını gitmiş mi diyecek. Buğdayınız, fındığınız para etmiyor mu diyecek. Başörtüsü sorunu çözemedik, çözümü bir başka bahara mı bıraktık diyecek. Baykal çıkıp da son 8 yıldır milletin değerleri ile savaştıklarını mı söyleyecek" şeklinde konuştu.

    Fındık üreticisi perişan
    Saadet Lideri Kurtulmuş, 18 Mart Çanakkale Zaferi’ni de kutlayarak, Çanakkale’nin bu milletin ruhu olduğunu söyledi. Türkiye’nin Çanakkale ruhuna ihtiyacı olduğunu söyleyen Kurtulmuş, dışa bağımlı olmaktan ancak bu sayede kurtulabilineceğini vurguladı.
    Ordu’nun önemli sorunlardan birinin fındık olduğuna değinen Kurtulmuş,''Fındık konusu 8 milyon insanı ilgilendiriyor. Fiskobirlik'i bir kenara koyup bir şeyden anlamayan Toprak Mahsulleri Ofisini fındık sorumlusu yaptılar'' dedi. Üreticinin fındığını 2 milyona bile satamadığını söyleyen Kurtulmuş, fındık üreticisinin perişan durumda olduğunu kaydetti. Saadet Partisi iktidarında dışa bağımlı politikalara son verip fındık üreticisi başta olmak üzere bütün tarımsal üretimi abad edecek programları hayata geçireceklerine vurgu yapan Kurtulmuş, `Bu hükümetin uyguladığı yanlış tarım politikasının bir sonucu değil, hükümetin tarım politikaları dâhil olmak üzere bütün bu programlarda IMF`ye teslimiyetin bir sonucudur. Biz yıllardır söylüyoruz. Önce tütünle başladı bu iş. Arkasından fındık gelecek, çay gelecek demiştik. Türkiye’nin şu an bırakın tarım ürünlerini tarım alanları dahi para etmemektedir” ifadelerini kullandı.


    _________________

    Saadet Forum

      Forum Saati Salı Eyl. 26, 2017 3:34 pm